Yalnızlığın Böylesi Yasaklanmalı

Siz hiç içinizde biriyle insanlık hakkında konuşma ihtiyacı duydunuz mu? Evet, duydunuz. Ve duyuyorsunuz da. Nezaman televizyonda bomba sesleri duyup kaçışan insan sürüleri görseniz, kesilen kellelere dair, ırkçılığa, zulüme, teröre, cinayete dair haberler okusanız, belki o an mekan olarak en yakınınızda olanla yada kafa olarak en yakın hissettiğinizle düşüncelerinizi, hislerinizi ve fikirlerinizi paylaşmak istersiniz. Ve bunu yaparsınız da. Peki bu hevesinizin tekrar ve tekrar kursağınıza tıkanmasının nasıl bir duygu olduğunu yaşayıp bilen var mı? 

Bu noktada yazının gerçekten hitap ettiği insan sayısının mümkün olduğunca az olmasını dilerim. Çünkü yalnızlığın en beteri, ne bir sevgilinin ardından yaşanılanı, ne de buna benzer başka bir kayıp. En çok can yakanı, etrafındaki insanların içindeki paylaşma isteğini zedelemesiyle beraber yaşanılanı. 

Siz hiç muhabbetinizi, havanın nemiyle, ofsaytın derinliğiyle sınırlamak zorunda hissettiniz mi, aksi taktirde değiştiremeyeceğiniz kin ve nefretle karşılaşacağınızı bildiğiniz için? Hadi dinlediğim müziği sevmesin kimse, hadi yine ben Şeytanın Avukatı'na, sense Fatmagül'ün suçu ne. Takarım kulaklığımı, sinema da karanlık zaten, beyaz perdeyi görüyorum sadece. Ama Van depremini hatırlıyorum da mesela, şu şekildeki bir yorumu unutamıyorum asla: "Onların zaten çoğu kürt." 

Ben alevi bir aile içinde büyüdüm, ama dinle alakam sıfır olduğundan benim alevi olduğumu söylemem, bunu hakkını vererek söyleyenlere büyük hakaret olur. Ben hayatımda bir kez "ben aleviyim" dedim. 6.-7. sınıf olması lazım, beden eğitimi öncesi üç sınıf arkadaşım soyunma odasında kendi aralarında konuşuyordu "aleviler şöyle böyle yanlış, şöyle böyle allahsız" diye. Tam olarak neler söylediklerini hatırlamıyorum. En sonunda akıl etti aralarından biri, "aramızda alevi olan var mı?" diye sordu. "Ben" dedim. Konuyu değiştirme kabiliyetlerine hayran kalmıştım sonra, yalan söylememe değmişti sonuna kadar. "Namaz kılınca günahların siliniyor", bu da aynı dönemlere ait, yine hayatıma damga vuran repliklerden biridir. Sahibine "Her türlü küfür, sertlik, agresiflik sende, ama hep camidesin" eleştirisini yöneltmiştim öncesinde. Ama her allahın günü müthiş bir Süper Lig muhabbeti dönüyordu tenefüste, yalan yok. Çok seviyordum o anları, o dönem arkadaşlar bana baktığında ilk olarak Galatasaray'lı kimliğimi görüyordu. 

Sonra işte büyüdük biz de. Yaş oldu 21. Tamam çok yaşlı sayılmaz ama biz de çok şey duyduk be kardeşim. Kimin karşısında "İnsan" diye konuya girsem, "Nereli, kimlerden?" diye bir duvara toslamaktan yoruldum bile. 

Okulda öğretmen, "derste aktif olunca çok kaliteli işler yapıyorsun, ama çok nadir aktif oluyorsun. Dünyada birşeyleri yerinden oynatmak istiyorsan, fikrini söylemen lazım" demişti birkeresinde. "Hocam, dünya fikrimi kondikledi" diyemedim.

Sevdiklerimden, bildikerimden tek ricam, ben sizi yine sevmeye devam ediyorum, ama insanın ağzından çıkan söze çok değer veriyorum be, inanın bir kere söylenen ömür boyu çıkmıyor hafızamdan. Giden gidiyor mesela, ama söyledikleri hep benimle kalıyor. 



14.11.2015






"Aman abi bulaşılmaz, yalnızlık paylaşılmaz "










Yorumlar