Yolculuklar Uzun Ve Yorucu - Klişeleri Sevmedim Hiç

Şu an trendeyim, derse gidiyorum. "Yolculuklar" diye lafa girip, "Uzun ve yorucu" diye devam etmek isterdim de, çok klişe olur. Zaten ben başka şeyler hissediyorum şu saniyelerde. 


Bu hayatta belki en çok zorlandığım şey, bir uyanınca gözlerimi geri kapatıp tekrar uyumak. Öyle nefret ediyorum ki bu durumdan. Gece 5 gibi eve gelip yatsam, 8'de uyanır ve birdaha uykuya dalamam. Bu sabah da saatimin çalmasına bir saat kala açtım gözlerimi, "boşver" dedim kendime "deneme hiç". Kalktım henüz iki hafta önce kavuştuğum döşeğimden. Artık telleri çıkan ve yırtık pırtık olan eskisinin nekadar zararlı olduğunu, anca buna ilk uzandığımda anladım. Öyle rahat ki, sanırsın seviyor, sahipleniyor beni. Hazırlanıp çıktım sonra yola. Durakta farkettim, bugün tek ders ve o da iki'de başlıyor. Ben on bir'de orada oluyorum bu treni alsam. Ve aldım, burdayım. Bu zamanı nasıl kurtarırım diye düşünmeye üşenip bindim. Varınca da artık iki satır birşeyler yazarım belki, siyah defterim nasılsa hep çantamda. Yada bir köşede kulaklıklarımı takar, gözlerimi kapatırım. Geçen hafta da, yine aynı gün, iki'de başlayan derse dört'de diye gittim. Koca gün ziyan, evin kapısından üniversite kapısına kadar yolculuk iki saat - sadece gidiş... 

Ben yine aynı ben'im anlayacağın, şaşkın şaşkın dolanıyorum gereksiz uzun bir öğlen uykusundan yeni uyanmış gibi. Belki sen de öyle bir şeydin bana, yorucu bir hayatın ortasında tatlı bir uyku. Belki bundandır ki gözlerimi kapatıp tekrar uyuyamıyorum...



26.11.2015


10:40



"...beni yordun sanma, sancım diner elbet zamanla."




Yorumlar