İyi ki Varlar #2 Selçuk Aydemir - Mahalleden Arkadaşlar






Selçuk Aydemir'in "Mahalleden Arkadaşlar" eseri, bana nerede olduğumu, nereye gittiğimi unutturan ilk kitap. 

Üniversiteye varmak için sürekli katlandığım yaklaşık iki saatin 50-55 dakikası trende geçiyor, en çok bu süre içerisinde düzenli olarak kitap okuyorum diyebilirim. Mahalleden Arkadaşlar'ı okuduğumdaki hallerimi, cok çabuk bitirmiş olsam da, asla unutamam. Dışarıdan nasıl göründüğüne çok fazla dikkat eden birisi olmamışımdır hiç, ama en az o hallerim sırasında kafama takmışımdır. Gülme eyleminin hakkını en çok o zamanlar verdim desem de çok fazla abartmış olmam diye umuyorum. Çok net hatırlıyorum, trende tek başıma gülerken sümkürürcesine çıkardığım sesleri, ve bana deliymişim gibi bakan gözleri. En çok da bu durumu hiç umursamayışımı. 

Asıl amaç, derse giderken o boşluğu okuyarak doldurmak olsa da, Selçuk Aydemir'in eşsiz 'mizahşörlüğü' bende sanki o kitabı okumak için evden çıkmışım, trene binmişim gibi bir etki yapıyordu. Önsözde yazar, yazmaya bir Ferhan Şensoy kitabını okuduktan sonra karar verdiğinden bahsediyor, ve Şensoy'un onda yarattığı etkinin bir benzerini bana kendi eserinin yaşattığını var sayarsak, bu en azından benim açımdan başarısının bir göstergesidir diye düşünüyorum. 

Özellikle benim gibi İşler Güçler, Kardeş Payı, Çalgı Çengi ve Düğün Dernek projelerini beğenerek izlemiş olanlar, bu macera anlatımına da kesinlikle hayran kalacaklardır. 



Altını çizdiğim bazı kesitler:

"Uzunca bir süre çocuk sahibi olamayan çift tedavi olmayı seçmişti. Yıllar süren tedavi, akrabaların dırdırı ve harcanan onca para sonrasında ne geçmişti ellerine? Mete! Bu muydu ilahi adalet?"

"... diğeri büfeden bozma, her üründen maksimum iki çeşit bulunan, insanların sadece veresiye yazdıracağı zaman tercih ettiği, adamına göre muamele uzmanı Tahsin Amca'nın bakkalıydı." 

"Muhalefet yokluğu, adam olmayanları millete adam sandırır; uzun vadede milletin anasını ağlatırdı." 

"Birçok kavgadan kaçmayıp, efendi gibi dayağımı yemişliğim bundandır. Kovalanıp, yakalanıp oracıkta dayak yemek hep acıklı gelirdi bana." 

"Ben çocuğum diyebiliyorsa, o çocuk büyümüş demektir. Sen hiç ben deliyim diyen deli gördün mü? Deliler deli olduğunu bilseler deli olurlar mı?" 

Yorumlar