Yaşının Adamı Ol, Yeğen!


Çocukluğum boyunca Ayna dinledim, Ayna söyledim. "Gurbette yorgun düştüm be Ceylan, hasret tükettim bittim be ceylan." Babamın her arabaya binişimizde henüz kıçları rahat ettiremeden "Baba Ayna!" diye şarkı isteğinde bulunmama sonunda haklı olarak kaseti "Al, Ayna" deyip kırarak karşılık vermesini tahminen 10 sene önceymiş gibi hatırlıyorum. Görüntü net değil ama olay gerçekleşti, biliyorum. Ben yerinde olsam direk kafamda kırardım galiba. Yani çocuğun kafasında, ben yerinde olunca baba oluyorum çünkü. O halde babamım da ben olması gerekmez mi? Her türlü babamın başı şişiyor, ohh temiz. Neyse, amma ayna dedim. 

Arada bir aynanın önünden de geçseydim, bazı şeylerin ters gittiğini anlamak için 17 yaşımda 100 kiloyu bulmayı beklemezdim belki de. Ama nerdee, sanırım 11 yaş civarı çizgi dizi olmayan ilk dizilerimle meşguldüm ben, ne sporu, ne aktivitesi, ne eğlencesi? Kemercem'li Aşk Oyunu ve Kenan İmirzalioğlu'lu (lululu) Acı Hayat. 11 yaşı ve dizi isimlerini okuyunca siz kendinizce gerekli komikliği yapmışsınızdır zaten ama ben şansımı denemek istiyorum. 

Aşk Oyunu: Zengin oğlan ve fakir kız ailelerine karşılıklı fayda sağlayacakları bir evlilik oyunu oynayıp beklenmedik şekilde gerçekten birbirine aşık oluyorlar (o yüzden Aşk Oyunu, ince düşünülmüş) 
Acı Hayat: Fakir adamın biri sevgilisini patronuna kaptırıyor, sonra şirketler silahlar falan. Hayatı hep acı yani. 
Ya çocuk, senin bu acelen ne? Aşk meşk falan. Senin bok ettiğini şimdilerde ben toparlamaya çalışıyorum, mümkün mü? Değil. Anca hasarı minimuma indirme çabası. Sen enayi misin, onun bunun dramını çekiyorsun, zaten gelecek senin de başına, hem de daha kötüsü. Onların hiç olmazsa parası var, sende o da tırt. "Dünyayaaa senin olmayaa geldimm, çayımın şekeri gitarımın teli" derken zorla Neyzen Tevfik - Mecnun şiirini okutacaklar sana. Senin yapacağın şeyler belli, çamurlarda koştur, burnunu karıştır, iki topa vur, basket at, burnunu daha çok karıştır, kanat burnunu, ne bileyim, çocuklar neler yapar onu bile bilmiyorum ki sayende. 

Ulan keşke babam vursaymış sana arada, baba dayağı belki çocuk ederdi. Yada abim daha sert vursaydı. Ben gelebilsem ben hallederim, ama bilim dünyası okadar ilerlemedi henüz. Zaten en başından "Ben de gelceem" diye her büyüğünün kafasını şişiriken belliydi, bir kere de demez mi insan, arkadaşıma gitmek istiyorum, oraya bırakın beni. Cool mu zannediyorsun kendini yaşlılarla beraber olunca? Senin yüzünden atamadım bu yanı üzerimden, nasıl işlemişsen en derine. Şu anda benden 40 yaş büyük teyzeyle evliyim, senin de başına gelecek olan şey bu!

Yok be sakin, okadar da değil. Ama bu korku yetsin sana, git yaşıtlarınla oyna şimdi, birazcık yatırım yap geleceğe, lazım olacak.

Bu arada, 2009'da Ezel başlayacak, izlemezsen kerpetenle dalarım sana! Eyşan'la empati yapmaya da kalkma.


Hadi lenn, aşık olmaya gelmiş miş miş de bulmaya gelmuş muş muş. Sen önce bi "dön bak aynaya" ula hergele.






Yorumlar

  1. Dostum yazıların çok güzel tebrik ederim

    YanıtlaSil
  2. Hahhahhhahha süper ;)))) eskimeyen yüzdü aynanın aksindeki, zamanın köhneliğine inat. Tigris bu da benden olsun :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hala acaba güneş gözlüklerinin altında ne gizleniyor diye merak ederim arada :))

      Sil
  3. Çok eğlenceli bir yazı olmuş, gülümseyerek okudum :D Sonlardaki kırk yaş büyük teyze cümlesini iki kez okuduğumu itiraf ediyorum :D "Ben de gelceeem" muhabbeti de çok doğru, gidip napcaan yani? :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. övgüler için teşekkür ederim :D hayır gidip uslu uslu otursa neyse, bide boyundan büyük muhabbetlere girme çabası falan

      Sil
  4. Ahahah Alper Kamu gibi çocuk :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun kim oldugunu Google'a sormam gerekti, okunulasi gibi duruyor, listeme aldim tesekkürler :D

      Sil
    2. Ayy oku lütfen çok seversin bencee :) Alper Kamu Cehennem Çiçeği'ni oku, bi tane daha var da onu henüz ben de okumadım tavsiye edemem :D

      Sil
    3. Su anda spontane sekilde siparis ettim, bugün zor bela bitirdigim polisiyeden sonra iyi gelecektir:D

      Sil
    4. Yorumunu merakla bekliyceem :)

      Sil
  5. Üzülerek fark ettim ki, Ezel dışında diğer bahsettiğin dizileri ben de izlemişim. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun, biz gecmisimizle biz degil miyiz zaten:D Ezel'i tavsiye ederim:P

      Sil
    2. Dizilerle bir çocukluk harcamışız evet :D Kore dizilerini tavsiye ederim :P Üniversite çağımı da harcıyorum, çok güzel! :P

      Sil
  6. güzel eğlenceli yazı olmuş:) yaprak dökümünü atlamışsın pembe palto fenomendi bir ara malum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler:) yaprak dökümüne babannem sayesinde denk gelirdim arada, hiç sevemedim ama:l

      Sil
  7. Harikaymış. Resmen ben de gittim geldim :-)
    Gülücüklü Kal...

    YanıtlaSil
  8. Bunlar benim de ortak yaşadıklarım sanırım. Eğlenceli bir yazı olmuş. Blog yorum kardeşliğinden birçok kişiyi burada görmek mutlu etti beni. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet yorum kardeşliği fikri güzel ve faydalı oldu ilk günden, bunun için tebrikler:)

      Sil
  9. Dizileri bilmiyorum ama ayna yı ben de dinlerdim be severdim ;) çocukluktan ne Hatıralar var aslında zihinlerimizin arkalarında

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bunları gözümün önünde canlandırarak taze tutmak çok hoşuma gider. Yıllar sonra böyle bir yorum katmak ayrı güzel

      Sil

Yorum Gönder